YKS sonuçları açıklandı ve o büyük maratonun belki de en stresli, en çok kafa karıştıran aşamasına geldik: Tercih dönemi... Aylarca süren uykusuz gecelerin ve çözülen binlerce sorunun ardından önünüzde upuzun bir liste duruyor. Adayların ve ailelerin zihninde ise her yıl yankılanan o klasik soru var: "Puanım yetiyor ama sıralamam tutmuyor, yazarsam gelir mi?" ya da "Sıralamam çok iyi ama puanlar düşmüş, neye güveneceğim?"
Bir editör ve eğitim rehberi olarak size verebileceğim en net ve en keskin yanıt şudur: Tercih döneminin yegâne pusulası başarı sıralamasıdır. Gelin, bu ikilemi ortadan kaldıralım ve geleceğinizi şekillendirecek o listeyi hazırlarken en çok dikkat etmeniz gereken hayati hususlara birlikte bakalım.
Neden Puan Bizi Yanıltır?
Puanlar, o yıl uygulanan sınavın zorluk veya kolaylık derecesine göre devasa dalgalanmalar yaşar. Örneğin; matematiğin çok zor olduğu bir yılda, Türkiye genelinde net ortalamaları düşer ve daha düşük netlerle daha yüksek puanlar alınabilir. Sınavın kolay olduğu bir başka yılda ise puanlar tavan yapsa bile, yığılmalar nedeniyle o "yüksek" puan sizi hedefinize ulaştıramayabilir. Puan, sadece o yıla ait bir sınavın röntgenidir; geçmiş yıllarla kıyaslanamaz.
Neden Sıralama En Güvenilir Kılavuzdur?
Üniversiteler öğrenci alırken "Bana 400 puanlık öğrenci gelsin" demezler. "Benim 60 kişilik kontenjanım var, beni tercih eden en başarılı ilk 60 kişiyi alacağım" derler. İşte başarı sıranız, o yıl sınava giren tüm rakipleriniz arasındaki gerçek konumunuzu gösterir. Bu yüzden kılavuzdaki yüzdelik dilimler ve başarı sıralamaları, sizin en yakın dostunuzdur.
Tercih Listesi Hazırlarken En Çok Dikkat Etmeniz Gereken 3 Altın Kural
Tercih yaparken sadece bir rakama bakıp geçmek, yapılabilecek en büyük stratejik hatadır. İşte kusursuz bir liste için uygulamanız gereken adımlar:
-
Makası Geniş Tutun (Hayal - Gerçek - Güvenlik Üçgeni): Tercih listenizi 24 hakka kadar doldurabiliyorsunuz. Kendi sıralamanızın %20 ila %30 üzerinden hayalinizdeki yerleri yazmaya başlayın. Orta kısımları tam kendi sıralamanıza denk gelen yerlerle (Gerçekçi tercihler) doldurun. Son tercihlerinizi ise açıkta kalma ihtimaline karşı kendi sıralamanızın %30 ila %40 altına kadar indirin (Güvenlik bölgesi).
-
Kontenjan Değişikliklerini Dedektif Gibi İnceleyin: Bir bölümün geçen seneki sıralaması yanıltıcı olabilir. Eğer o bölüm bu yıl kontenjanını yarı yarıya düşürdüyse, sıralaması otomatik olarak yükselecektir (daha zor girilecektir). Ya da çevresinde yeni açılan benzer bölümler varsa, rekabet azalacağı için sıralaması düşebilir. Kılavuzdaki kontenjan sütunu, en az sıralama sütunu kadar kritiktir.
-
İstek Sıranızı Asla Göz Ardı Etmeyin ("Ölü Tercih" Efsanesi): "Bu bölümün puanı yüksek, bunu üste yazayım da puanım boşa gitmesin" düşüncesi, adayların düştüğü en büyük tuzaktır. Tercih listesi, puan sırasına göre değil, istek sırasına göre yapılır. Daha çok okumak istediğiniz ve sıralaması daha düşük olan bir bölümü, daha az istediğiniz ama sıralaması yüksek bir bölümün üstüne yazmalısınız. Önemli olan nerede mutlu bir dört yıl geçireceğinizdir.
Son Söz: Sevgili adaylar; puanlar değişir, sınav sistemleri değişir ama doğru strateji her zaman kazandırır. Kulaktan dolma bilgilerle değil, kılavuzun ve mantığın ışığında hareket edin. Başarı sıralamanızı merkeze alın, makası geniş tutun ve en önemlisi sadece gerçekten kapısından içeri girmek istediğiniz üniversiteleri listenize ekleyin.