Selam millet. Bu yazıyı şu an yatağımın içinden, yorganı kafama kadar çekmiş ve muhtemelen 4 saattir aynı pozisyonda durarak yazıyorum. Yalan yok, masaya gitmeye üşendim. Ama durun, hemen yargılamayın. Buna artık "tembellik" demiyoruz. Bizim jenerasyon buna havalı bir isim buldu: Bed Rotting. Yani Türkçesiyle; yatakta çürüme.
Biliyorum, anneniz görse "Kalk şu odayı havalandır, bütün gün yatıyosun için geçti" diye terliği fırlatırdı. Haklı olabilir mi? Belki. Ama şu an umurumuzda mı? Hayır.
Vizelerden yeni çıkmışız, hocaların "çan eğrisi yapmicam" triplerini çekmişiz, bir kahveye 100 lira vermişiz... Bünye kaldırmıyor abi. O yüzden bu hafta sonu o dışarı çıkma planlarını iptal ettim. (Zaten param da yoktu, iyi bahane oldu).
Olay Tam Olarak Ne?
Bakın olay sadece uyumak değil. Uyursan adı uyku olur. Bed Rotting bir ritüeldir, bir sanattır. Sabah uyanıyorsun ama kalkmıyorsun. Telefonu eline alıyorsun ve o sonsuz TikTok/Reels döngüsüne giriyorsun. Arada acıkınca mutfaktan (veya yurttaki zuladan) bisküvi, cips falan ne varsa yatağa taşıyorsun. Kırıntılar yatağa dökülüyor mu? Dökülüyor. Rahatsız ediyor mu? Ediyor ama kalkıp temizleyecek enerjin yok, o kırıntılarla yaşamayı öğreniyorsun.
Dışarıda hayat akıyor, millet "story" atıyor, LinkedIn'deki o gıcık arkadaşın "Pazar sabahı 5'te kalkıp koşumu yaptım, şimdi şirketimi kuruyorum" falan yazıyor. Sen ise sadece... duruyorsun.
Neden Bunu Yapıyoruz?
Çünkü yorulduk be. Cidden, her şeye yetişme çabası, FOMO (bir şeyleri kaçırma korkusu), dersler, gelecek kaygısı derken pilimiz bitiyor. Bu "çürüme" seansları aslında bataryayı şarja takmak gibi. Kendini dünyadan soyutlayıp, beynini nadasa bırakıyorsun.
Bazı uzmanlar falan çıkıp "Bu depresyon belirtisi olabilir" diyor. Ya olabilir tabii, dikkat etmek lazım ama bazen de sadece insanlardan bıkmışsındır. Sosyal bataryam %1'e inince ben fişi çekiyorum.
Sonuç olarak; bu hafta sonu kendinizi suçlu hissetmeden yorganın altına gömülün. O diziye 4. kez baştan başlayın. Kimse size madalya takmayacak belki ama en azından pazartesiye (belki) biraz daha az sinirli uyanırsınız.
Hadi ben kaçtım, telefonun şarjı bitiyor, prize uzanmam lazım ama çok uzak...
???? Soru - Cevap (Sizden Gelenler)
S: Kanka bütün gün yatınca başım ağrıyor, bu normal mi? C: Çok normal. Oksijensizlikten o. Arada bir pencereyi açıp kafayı dışarı uzat, ciğerlere bi hava girsin sonra geri yatarsın. Su içmeyi de unutma, kahve su yerine geçmiyor!
S: Sevgilim "çok pasifsin" diyip trip atıyor, ne yapayım? C: Onu da yatağa çek. Beraber "rot" yapın. Birlikte yatakta çürümek ilişkinin bir üst seviyesidir. Kabul etmiyorsa o enerjiyle sana fazla gelebilir, bilemedim.
S: Bed Rotting yaparken ne yenir? C: Bak burası önemli. Asla tencere yemeği falan değil. Paketinden yenebilen, çatal bıçak gerektirmeyen şeyler. Kraker, jelibon, cips... Ve tabii ki buzlu kahve. Yataktan kalkıp yemek ısıtmak bu işin raconuna ters.
Etiketler: #bedrotting #üniversite #vizehaftası #öğrencihayatı #tembellikhakkı #kampüsgündemi #tiktokakımları #mentalçöküş